8 Aralık 2015 Salı

Zamanın Ötesinden Merhaba

Aslında bu blogumun ilk yazısı değil, bilen bilir beni, bir kısmınız da hatırlar uzaklardan, hatırlamayan da olacak elbet, size de merhaba...

Zaman zaman böyle oluyorum ben, kendi yazdıklarımı yeniden okuduğumda saçma geliyor, anlamsız geliyor, yayınlarımı kaldırıyorum, hiç yedeksiz. Ve evet hala günlük tutuyorum ilk okul yıllarımdan beri kesintisiz... Ama hiç eski günlüğüm yok çünkü burada yaptığım temizliği orada da yapıyorum... Şu an çok pişmanım ama evet, eski günlüklerim şimdi kim bilir hangi şehir çöplüklerinde... 

Neden yeniden başladım yazmaya?? Tamamen bencilliğimden, yazmaya ihtiyacım var çünkü... Bunaldığımda içimi dökebileceğim bir yer, hayata dair ufak kırıntıları paylaşabileceğim bir yer ihtiyacı içindeyim...

Doludizgin yaşıyorum, çok gezip çok görüyorum diyemem, çünkü şu dönem çömez asistanlığımın başındayım. Neredeyse tüm zamanım (abartmıyorum tüm zamanım! 168 saatlik haftanın ortalama 108 saatinde hastanedeyim) kafes dediğimiz 2 metrekarelik alanda ve oradan bir yerlere koşuşturmakla (günde 10 000 adım kadar) geçiyor. Dolayısıyla kendimi ne kadar dışarıda vakit geçirmek için zorlasam da çoğu zaman ayaklarım beni eve getiriyor ve o çok sevdiğim, özlediğim kitaplarıma kavuştuğumu düşünüp elime alıyorum birini ama yarım saat geçmeden yorgunluktan uyuyup kalıyorum... 

Zor bir dönemden geçiyorum anlayacağınız... Mesleki olarak, sosyal olarak, özel hayat olarak... Özetle "hayat bazen çok zor"... :/

Neyse kendimi acındırma safhasını da geçtiysek eğer o haftada kalan 60 saatimde uykudan kıstığım zamanlarda bazen işe yarar, kayda değer bir şeyler yapabiliyorum. Bu kayda değer şeylere yazmayı da yeniden eklemek istedim... Bu sefer silmemek gibi bir niyetim de var üstelik... 

Bu merhaba da burada bitsin mi? 

Bu da merhaba şarkım olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder